5 Mayıs 2011 Perşembe

Kariyer mi sevgi mi...

Son günlerde kariyer kelimesini duyduğumda artık tüylerim diken diken oluyor.Neden mi?
Zihinlerimiz uyuşturulmuş;para,iktidar,güç ve hırs ile gözlerimizi karartmışlar farkında değiliz çünkü bunları iliklerimize işlemişler,işlerkende benliğimizi çalmışlar ama farkında değiliz.Bu farkında olmadığınız geçici ego tatmin araçlarınız size verilebilecek sonsuz mutluluğu sizden çalıyor.Yanılsamalar içinde bir dünyaya sürüklüyor;zenginim herşeyi yaparım güçlüyüm diyorsunuz ama aslında ne kadar yalnız olduğunuzun farkında değilsiniz ve bir o kadar da çaresizsiniz çünkü insanlar sahip olduğunuz güç yüzünden sizinle bir ilişki içerisinde...Gerçekten zengin misiniz?
Söz konusu para ve güçse evet zenginsiniz peki ya onları tükettiğiniz zaman geriye ne kalacak hiç düşündünüz mü?Ölüme çare bulabiliyor musunuz bana onu söyleyin...
Umutsuz vaka bir hastayı, milyar dolar harcama şansınız olsada doktorlar bile bu hastalığın tedavisi yok,malesef elimizden birşey gelmez diye sizi terkedebiliyor ama o ölecek denilen hastayı,bir kadının veya bir adamın sevgisi,gülüşü,yüzü veya sesi mucizevi bir şekilde hayata bağlayabiliyor.
Şimdi söyleyin lütfen hala zengin misiniz?
Günümüz şartlarında her güzel duyguyu öldürmüşüz farkında değiliz ve bunun neticesinde aramızdaki sohbetlerde birbirimize yakınıp duruyoruz nerede o eski aşklar,sevgiler,arkadaşlıklar vs...
Özürdilerim yanlış ifade ettim farkındayız ama bunu kendimize itiraf edemeyecek kadar korkak ve cesaretsiziz.Çünkü etrafımızda o kadar çok şaklaban ve kukla var ki onların önemli olduğu sandığı şeyin aslında önemsiz olduğunu itiraf ederek onları kaybetme riskini göze alamıyoruz.
Hayatta en büyük zenginlik sevgidir.Sevebilecek bir kalbe sahipseniz zenginsinizdir ve bu nedenle asla yalnız kalmayacaksınız.Ayrı olabilirsiniz belki bir daha kavuşamayacak olabilirsiniz yinede korkmayın hala zenginsiniz çünkü yaralı bile olsa o sevgi dolu kalbinizi sizden kimse alamayacaktır.Hayatta sahip olduğunuz en büyük servetiniz,bedeninizle beraber sizinle sonsuzluğa gidecek ve bu dünyadan göçüp giderken içinizde en ufak bir ölüm korkusu taşımayacaksınız bundan emin olunuz çünkü siz artık herkesin sahip olamadığı,yaşayamadığı,paha biçilmez duyguların tadına varmışsınız;acılarınız bile o güzel günlerinizin önüne geçemeyecektir.Hatta ihanete bile uğramış olsanız,siz bütün anılarınızı en güzel şekilde hatırlayıp onu hep yüreğinizde yaşatacak kadar güçlüsünüz.
Aşkı yaşayın yaşayabilecekken onu öldürmeyiniz,kimin ne dediğini umursamadan,aşkınız için,başkalarının  önem verdiği egolarınızı tatmin edebileceğiniz geçici heveslerden kaçınınız.
Tabi ki gidip açlıktan,fakirlikten,sürünün yada ölün demiyorum,sadece hayattaki önceliklerinizi iyi seçiniz.Bazı pişmanlıkların geri dönüşü olmaz belki sizi seven birine hayatı zehretsenizde bir gün dönmek istediğinizde o sizi koşulsuzca yine sonunu düşünmeden kollarını açarak sarar ama o kişinin hiç ummadığınız bir anda ölüp gidebilebileceğinin farkına varınız çünkü bazı anlarda yapmak istediklerimizi engelleyerek hayatta önüne geçemeyeceğimiz pişmanlıklarımızın yolunu açmış oluruz...

0 yorum:

Yorum Gönder